13 Şubat 2008 Çarşamba

bunu bir daha yapma

9 Nisan 2002
Yağmuru dinliyorum. Ahşap rutubetli pencerelerimden, her bir yağmur damlası ; öyle güzel düşüyorlarki zahmetsizce. Eminim kafama elma düşmeden farkedebilirdim çoğu şeyi ya da farkedemezdim, zaten bir anlamı yok artık. Elma demişken evdeki herşeyi tükettim sanırım tekrar bir toplu alışveriş yapmalıyım. Beni en çok yoran işlerden biri.

O geceki olayı yazmamak için çok direndim ama yokluğunu kabul edemem artık. Yine de yazmayacağım henüz erken.

Aynada bakıyorum kendime ara sıra. Daha önce hiç bu kadar zayıf olduğumu hatırlamıyorum çoğu şey gibi. Ama bir yabancılık çekiyorum o görüntüye karşı ve bu nedenle şu sıralar sık sık bakmaya başladım. Ne zaman baksam o da bana bakıyor gözlerini dikmiş, hiç kaçmadan. Sanki hep beni izliyormuş gibi. Gözümü kapatmamaya çalışıyorum, ne zaman kapatsam daha da yakınlaşıyor sanki bana o zayıf iğrenç şey. Ve bazen aynanın karşısından ayrılsamda onun orada sabit kaldığını hissediyorum ben giderken arkamdan bakıyor, biliyorum.

Belkide aynayı atmalıyım, ama atamam bunu görmem gerekli tıpkı geçmişde bir çok şeyi görmem gerekli olmadığı gibi.

Sen sabitsin, ben olasılıklara maruz kalanım..

Hiç yorum yok: